Siyaset

SCP: “Sektörel veya Bölgesel Asgari Ücret Asla Kabul Edilemez”

SCP: “Sektörel veya Bölgesel Asgari Ücret Asla Kabul Edilemez”

Sosyalist Cumhuriyet Partisi, Sabah gazetesinin 20 Temmuz 2026 tarihli “Hükümet Yeni Model İçin Düğmeye Bastı! Sektörel Ve Bölgesel Asgari Ücret Geliyor” başlıklı haberi üzerine karşı açıklama yaptı- akarhaber

Sabah gazetesinin 20 Temmuz 2026 tarihli “Hükümet Yeni Model İçin Düğmeye Bastı! Sektörel Ve Bölgesel Asgari Ücret Geliyor” başlıklı haberine göre; AKP iktidarı “ulusal asgari ücret” uygulamasını kaldırarak, yerine “bölgesel ve sektörel asgari ücret” sistemini getirmeyi hedefliyor. IMF, Dünya Bankası ve OECD gibi emperyalist örgütlerin, Türkiye’nin üniter devletini dağıtmak ve yerine adem-i merkeziyetçi bir yapı getirmek için hükümetlere benzer ısrarları oldu. AKP iktidarı da 2005 yılından beri bölgesel asgari ücret için zaman zaman toplumun nabzını yokladı. Ancak hangi niyetle önerilirse önerilsin, bu plan tehlikelidir, iş dünyamızda, çalışma hayatımızda, ekonomide, toplumda, hatta ülkenin üniter yapısında ciddi sorunlar yaratacak türdendir.

‘Devlet İşleyişinde Kaos Yaratır’

Uygulanan milli tipteki asgari ücret, miktarının yetersizliği hakkındaki eleştiriler haklı olmakla birlikte, miktarından bağımsız olarak varlığı ile milli devletin temel unsurlarındandır, devlet işleyişinin önemli ölçülerindendir. İşçisi, işsizi, stajyeri, 40 milyondan kişinin yaşamı ile doğrudan ilgilidir. Ücretleri tek tiptir, devlet garantisindedir. Bölgeye, sektöre, keyfiyete göre değişmez, kimseye bunun altında ücret verilemez. GSS primi, SGK’ya bireysel borçlanma, BES’e devlet desteği, “geçici iş göremezlik ödeneği”, bakıma muhtaç için devlet ödemesi, çalışan kadının doğum-çalışan erkeğin askerlik borçlanması, 65 yaş aylığı, gündelikçi maaşı ve SGK primi, hepsinde ölçü, ulusal çapta uygulanan tek asgari ücrettir. Bölgeye, sektöre keyfiyete göre değişmez. Devlet bir merkezden öder. Ayrıca çocuk, aile, yemek yardımı, teşviklerdeki sübvansiyon, yurt dışı borçlanması, SGK’nın idari para cezaları, kimi vergi cezaları, ceza hukukundaki para cezaları, medeni hukukta kimi hesaplar ya da cezalar, ücretten kesilen gelir ve damga vergisi, hepsi milli asgari ücrete göredir.

Devlet bunların tamamını milli asgari ücrete göre düzenlemiş, devlete bir kural, disiplin ve hakkaniyet getirmiştir. Milli asgari ücret, sadece işçi ücreti değil, kural, yasa ve hukuktur. Asgari ücret, toplumdur, devlettir. Bölgeye ve sektöre göre farklı asgari ücret getirmek ise, hem vatandaş için güvencesizlik ve zulümdür, hem de devlet işleyişinde kaosdur, anarşidir.

Vahşi Kapitalizme Dizginlenemez Sömürü Olanağı

AKP’nin niyeti gerçekleşirse, birinci tehlike, işveren keyfiyetine izin vermeyen, sınırsız sömürü arzusunu dizginleyen milli tipteki asgari ücretin kaldırılması olacaktır. İkinci tehlike, Türkiye’nin ekonomik durumuna göre bölgelere ayrılması, her bölge için farklı asgari ücret düşünülmesidir. “İşletmelerin rekabet gücünü artırmayı” esas alan AKP’nin planına göre, doğal olarak en gelişmiş bölgede bile asgari ücret, günümüzün yetersiz asgari ücretini bile aratacaktır. Diğer bölgeleri de varın düşünün… Üçüncü tehlike ise bunlarla yetinmeyen AKP’nin bir de sektörel asgari ücret getirmek istemesidir.

• Sayısız farklı asgari ücretle işçi sınıfı paramparça edilmek istenmektedir.
• İşçi sınıfı günümüzdeki sefalet düzeyindeki asgari ücreti bile arar olacak, “kölelikten kölelik beğen” koşullarına sürüklenecektir.
• Plan, işçi sınıfımıza sadece sefaleti, parçalanmayı, sendikalarının erimesini, sendikaya üye olmanın daha da zorlaşmasını getirmeyecek, sınıf bilincini köreltecek, sınıfsal kaygılardan uzaklaşan, etnik, dinsel, mezhepsel, bölgesel alt kimliklerde perişan olan yığınlara dönüştürecektir.
• Bu durum, sadece işçi sınıfımızın ve örgütlerinin değil, ülkenin ve milletin de tükenişidir.

‘Milletleri Millet Yapan Ortak Ekonomidir‘

Milletleri millet yapan, milli sınırlar, ortak dil, kültür ve tarih, ortak ekonomidir. Millet olgusunun bu temel direklerden birini çekmek, hatta zayıflatmak, diğerlerinde de büyük tahribatlara yol açar ve millet çatırdamaya başlar. Ortak ekonomi ise, milli sınırlardaki üretim serbestliğidir, işçinin, malın ve ticaretin serbest dolaşım olanağıdır. Ulusal sosyal güvenlik ve milli tipte asgari ücrettir. Bunlar da bütündür, ayrılamaz, zaafa uğratılamaz. Oysa AKP’nin niyeti, sadece milli asgari ücreti tasfiye etmek değil. Yerine ulusu dağıtacak bir önerme yapıyor. “Bölgesel asgari ücret”, “sektörel asgari ücret” öneriyor.

Öneri, sadece işçi sınıfını değil, ulusal birliği de ciddi ölçüde zaafa uğratacaktır. Ancak bununla da yetinmiyor. Türkiye’yi gelişmişlik düzeylerine göre farklı ekonomik bölgelere ayırmak istiyor. Milletleri millet yapan önemli unsurlardan birinin “ortak ekonomi” olduğunu unutmuş görünüyor. İşçi ücretlerinden teşviklere, indirimlerden rekabet olanaklarına kadar birçok şeyin ayrıştığı bölgeler yaratılmak isteniyor.

‘Kölelikten Beter Bir Ortam Doğacak’

• Plan, iyimser iddiaların aksine, tehlikelidir.
• Emperyalist örgütlerin öteden beri benzer istekleri olduğunu hatırlayalım.
• Plan ülkenin bütünlüğüne, üniter devlete zarar verecektir.
• Devlet işleyişinde anarşiye sebep olacak, toplum zarar görecektir.
• İddia edildiği gibi işletmelerin rekabet gücü artmayacak, tersine zayıf olan güçlüye yem edilecektir.
• İşçinin alım gücü korunmayacak, tersine kölelikten de beter ortam doğacak, ucuz işçilik, kayıt dışı işçilik tırmanacak.
• İşçi sınıfını ve sendikal hareketi dağıtacak sonuçları olacak.
• İşçimizin cumhuriyet sayesinde ve çabalarıyla kazandıkları, yasalara geçirdiği hakları, tehdit altında olacak.

Ortak Mücadele Çağrısı

Sendikaları, meslek örgütlerini ve siyası partileri üniter milli devlete, ulusal ekonomiye, milli tipte asgari ücrete, işçi sınıfımıza ve sendikal hareketin geleceğine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Ülkemiz, milletimiz, işçi sınıfımız ve sendikal hareketimiz için geç olmadan…

Başa dön tuşu