Siyaset

Ali Babacan: “Göstermelik yargı operasyonlarıyla kandıramazsınız”

Ali Babacan: “Göstermelik yargı operasyonlarıyla kandıramazsınız”

Ali Babacan, “Yolsuzluk kanser gibi metastaz yaptı bütün vücuda yayıldı. Yolsuzluk beka meselesi ekonomiyi vurdu herkesi konuşmaya davet ediyorum” dedi- akarhaber

Forum X toplantısına katılan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yolsuzlukların ülke ekonomisini vurduğunu söyleyerek herkesi konuşmaya davet etti. Babacan, “Öyle bir iki tane göstermelik gözaltı, tutuklama yetmez, kandıramazsınız. Yolsuzluk bu ülkede kanser hücresi gibi metastaz yapmış şekilde bütün vücuda yayılmış durumda. Öyle bir iki tane göstermelik yargı operasyonuyla kimseyi aldatamazsınız, inandıramazsınız” dedi .

Ali Babacan, iş dünyası ve sivil toplum örgütü temsilcileriyle Antalya’da kahvaltıda bir araya geldi. Babacan, fon dolandırıcılığına ilişkin şu mesajları verdi:
Bu fon meselesi dört yıldır vardı. Adalet Bakanı, “İki sene önce bu iş bize gelmişti” diyor. Hazine ve Maliye Bakanı bir sene önce “Fonda manipülasyonun farkındayız” diyor. Peki niye bir şey yapmıyorsunuz? Niye bugüne kadar beklediniz? Niye bu kadar şişti, şişti, şişti de ondan sonra bu kadar büyük bir maliyet olarak bu ülkenin sırtına yüklediniz? Artık bundan sonra arkadaşlar, biz bu yolsuzluğu konuşmak zorundayız bu memlekette. Açık açık konuşmak zorundayız. Çünkü artık yolsuzluğun boyutu ülkenin ekonomisine büyük darbe indirecek bir şekle ulaştı. Artık ufak tefek o çalıyor, bu çalıyor, çalıyor, çalışıyor diyor başkanlar değil mi? Ya da bakanlar “Çalıyor ama çalışıyor.”

E, çalmasın arkadaş. Çalınanlar o kadar büyüdü ki memleketin ekonomisini vurdu artık. Artık yolsuzluk meselesini konuşmalıyız” diyen Ali Babacan, insanları da konuşmaya davet etti:
“Ben buradan artık herkesi konuşmaya da davet ediyorum. Öyle kol kırılır yen içinde kalır. Ya bu bizim partinin başkanı. Şimdi adamcağıza zarar gelmesin. Yok öyle bir şey ya, öyle bir şey yok. Çünkü bütün memleket artık zarar görüyor. Hepimiz zarar görüyoruz.”

Ali Babacan, şu mesajları verdi:
Daha ne kadar büyük bir zarar olmasını bekliyorsunuz ki şu yolsuzlukla mücadele konusunda gerekenler yapılsın? İşte yüz yetmiş milyar dolardan fazla kayıp var. Sadece halka açık şirketlerin değerinde bakın. Halka açık olmayan şirketlerimizi düşünün. Türkiye’deki tüm gayrimenkul piyasasını düşünün. Türkiye’nin tüm varlıklarını düşünün. Yazık değil mi bu ülkeye ya? Bir menfaat şebekesi üç beş kişi cebini dolduracak diye bu koskoca ülkenin ekonomisine büyük bir darbe vurdular. Zarar verdiler, veriyorlar. Onun için bugünden tezi yok artık bu iktidarın şu yolsuzlukla mücadele konusundaki samimiyetini ortaya koyması lazım. Çünkü belediyelerin kanun çıkartma imkanı yok. Kanunu Meclis çıkarıyor, Ankara çıkarıyor, Türkiye Büyük Millet Meclisi çıkarıyor. Öyle kanunlar çıkaracaksınız ki o yolsuzluğun alanını iyice daraltacaksınız ve iyi niyetli çalışma, çalışma gayretinde olan bakanı, bürokratı, belediye başkanını da eğer temiz çalışmak istiyorsa dönüp ya yasa çok bağlayıcı bakın benden bunu istemeyin, bunu yaparsak hep beraber yarın hapse düşeriz diye kendini savunacak, yolsuzluk taleplerine, baskılarına karşı kendisini muhafaza edecek bir yasal bir yapıya ulaştırmak, ulaştırmak gerekiyor bunu. Peki yasa çıkaracağız da ne yapacağız? O kadar basit ki bunlar. Türkiye Avrupa Konseyi’nin kurucu üyesi mi? Kurucu üyesi. GRECO denen bir sözleşme, yani yolsuzlukla mücadele sözleşmesi yapılmış mı? Yapılmış. Türkiye de altına imzayı atmış mı? Atmış. 2022’de GRECO demiş ki Türkiye’ye şu elli dört tane adımı atmanız gerekiyor. Üst düzey yöneticilerle alakalı, milletvekilleriyle alakalı, savcılarla alakalı, hakimlerle alakalı… Açık açık ha. Çünkü yolsuzluk dünyanın her yerinde var. Nerede var? Üst düzey yöneticilerde var. Devlette ya da belediyede o imza yetkisi olanlar değil mi? Onlar var, hakimler de var, savcılar da var, milletvekillerinde var. Bütün dünyada ortak bir mesele, yani sadece bizim meselemiz değil. Ve bu ortak çözüm nasıl oluşmuş? Bu elli dört tane bize listeyi sıralamış GRECO demiş ki bütün dünya örneklerine bakıyoruz. Şu elli dört konuda adım atmanız gerekiyor. Aradan dört yıl geçmiş, sadece on konuda adım atılmış. Dört yıldır ne yapıyordunuz siz? Ve bu iktidardan bekliyorum, belediyelerden değil, “Benim buradan iktidara çağrım acilen ve acilen. Öyle bir iki tane göstermelik gözaltı, tutuklama yetmez, kandıramazsınız. Yolsuzluk bu ülkede kanser hücresi gibi metastaz yapmış şekilde bütün vücuda yayılmış durumda. Öyle bir iki tane göstermelik yargı operasyonuyla kimseyi aldatamazsınız, inandıramazsınız. Eğer bu yolsuzluğa köklü çözüm bulmak istiyorsanız, samimiyseniz getirin şu kırk dört maddeyle ilgili ne gerekiyorsa Meclis’ten geçirelim.

Eğer samimiyseniz Avrupa Birliği’nin, otuz üç faslı vardır müktesebatta… Bu otuz üç faslın bir tanesi kamu alımları faslıdır. Şu anda İngiltere’yi de dahil edersek yirmi sekiz ülke ortak kamu alım mevzuatıyla bütün kamu yatırımlarını yapmaktadır. Devlet alımlarını bu ortak mevzuatla yapmaktadır. Peki Türkiye niye bunu uygulamıyor? Ben biliyorum ki ilgili bakanların masasının üzerinde bu taslaklar hazır. Çünkü ta zamanında biz hazırlamıştık, koymuştuk. O 2013, 2014, 2015. Onları zaten kabul etmedikleri için, kabul ettiremediğimiz için biz yollara ayırdık. Baktık ki olmuyor, yürümez. Eğer yolsuzlukla mücadelede samimiyseniz getirin Avrupa Birliği’nin kamu alımları mevzuatını Türkiye’de aynen uygulayalım. Bir ayda Meclis’ten geçer, üç ay sonra tıkır tıkır çalışmaya başlar.”

“Samimiyseniz yolsuzlukla mücadelede gelin şu imar rantlarıyla ilgili sağlam bir vergi kanunu çıkaralım. Bu imar rantlarıyla ilgili ta ilçesinden iline belediye Meclisinde parti farkı gözetmeden oy birliğiyle kabul edilen çok yanlış işler var. Çok büyük haksız kazançlar var. O haksız kazançlara aracı olanlara bu kayıt dışı rantın dağıtımı var. Bunları herkes biliyor. Belki de konuşamıyordu insanlar. Ben buradan artık herkesi konuşmaya da davet ediyorum. Öyle kol kırılır yen içinde kalır. Ya bu bizim partinin başkanı. Şimdi adamcağıza zarar gelmesin. Yok öyle bir şey ya, öyle bir şey yok. Çünkü bütün memleket artık zarar görüyor. Hepimiz zarar görüyoruz.

Elli dört maddenin kırk dördü Kamu İhale Yasası. Belediyelerdeki bu imar rantlarıyla ilgili yasal düzenleme. Bütün bunları bir de siyasi ahlak ilkeleriyle beraber taçlandırdığınızda, Siyasi Ahlak Yasası’nı da çıkarttığınızda bu ülkede yolsuzluklar çok hızlı bir şekilde azalır. Sıfıra inmez ama azalır. Çünkü dünyada yolsuzluğu sıfırlamış bir ülke de yok. “Ben yakalanırsam arkadaş yıllarca hapisten çıkamam” korkusu herkeste hakim olmalı. Bu korku olmayınca insan maalesef yanlış yollara girebiliyor. Yanlış ilişkiler içerisine girebiliyor. Dolayısıyla bu kanunun mutlaka daha sıkı bir çerçeveye alınması lazım. Çünkü artık bu menfaat şebekeleri, yolsuzluklar büyüdü, ülkenin topyekûn ekonomisini vuracak hale geldi. Ve artık bu ülkenin ekonomisi bir beka meselesi haline geldi. Çünkü ekonominiz güçlü değilse uluslararası ilişkilerde itibarınız olmaz, sözünüzün gücü olmaz. Söz söylersiniz, söylersiniz kimse dinlemez, dikkate almaz. Bu sefer ne olur? Sözünüzün gücü olmayınca elinizdeki askeri imkan ve ekonomik imkanla sınırlı kalırsınız. O da ölçülebilir bir güçtür. Halbuki itibar gerektiğinde paradan da silahtan da çok daha güçlü etki eder uluslararası ilişkilerde. Onun için ekonominizin güçlü olacak, itibarınız olacak. Ekonominiz güçlü olacak ki ülkenin nüfus dinamikleri doğru gelişsin. Ekonomimiz güçlü olacak ki savunmayla ilgili, güvenlikle ilgili harcamalar konusunda eliniz rahat olsun.

“Bu ülkeyi yönetenler yıllardır beka beka diyorsa asıl beka tehlikesi bugün vardır bu ülkenin. Bu büyüyen yolsuzlukların artık ülkenin ekonomisini vurduğu, ekonominin de bir beka meselesi haline geldiği bir noktadayız. Artık bugünden tezi yok, ne gerekiyorsa yapılmalı. Hiç kimse bizi göstermelik yargı operasyonlarıyla kandırmasın. Bu böyle bir iki kişi meselesi değil. Bu metastaz yapmış kanser gibi hücrelerin, yolsuzluk hücrelerinin bütün sisteme yayıldığı bir tablo maalesef. Bunun da ilacı, bunun da kemoterapisi dediğim yasaları çıkartmaktır. O yasaları çıkarın. Hani kanser ilaçları Allah korusun bazen etkili olur, bazen etkili olmaz ama benim dediğim bu ilaç kanseri temizler atar, bir şey kalmaz vücutta. Bakarsınız tertemiz, sağlıklı bir şekilde bu ülke yoluna devam eder. ülkemiz çok büyük, çok güzel bir ülke ve doğru yönetildiğinde, düzgün işler yapıldığında böyle her an ayağa kalkıp yürümeye hazır, her an kanatlanıp uçmaya hazır bir ülke. Ülkemizi seviyoruz, ülkemize güveniyoruz.”

Başa dön tuşu