Dünyada Güvenlik Ve Nato Konferansı Tamamlandı
Dünyada Güvenlik Ve Nato Konferansı Tamamlandı
Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi, İstanbul’da “Dünyada Güvenlik ve NATO Konferansı” düzenledi.- akarhaber
Türkiye’nin yanı sıra ABD, Almanya, İtalya, Rusya, Çin, İran, Bulgaristan, Sırbistan ve Azerbaycan’dan katılımcıların yer aldığı konferansta, Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin; Rusya’nın üst düzey devlet adamı ve Rusya ve Belarus Birlik Genel Sekreteri Sergey Glazyev, ABD Komünist Partisi MYK Üyesi Jackson Hinkle, Bulgaristan Cumhuriyeti Diriliş Partisi Milletvekili Angel Georgiev başta olmak üzere pek çok konuk konuşma yaptı.
Türkiye, Almanya, İtalya ve ABD’den emekli askerî yetkililer ve güvenlik uzmanlarından E. Deniz Kuvvetleri Komutanı Albay Kay-Achim Schönbach, Em. İtalyan General Francesco Cosimato, Em. Tümg. Fahri Erenel, Em. Tuğg. Haldun Solmaztürk, ABD Ordusu’nda Em. İstihbarat Subayı Scott Ritter konferansta hazır bulundu.
Konferansta başta NATO’nun 7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da düzenleyeceği zirve olmak üzere NATO’nun birliğini kaybettiği, çöküşe geçtiği ve yeni dünya düzeninde yükselen Avrasya’nın geleceği değerlendirildi ve dünyanın önündeki gelişmeler tartışıldı.
Dünyada Güvenlik ve NATO Konferansı’nın açış konuşmasını yapan Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi Prof. Dr. Semih Koray, “NATO içindeki merkezkaç kuvvetleri bu örgütün kuruluşundan bu yana en üst düzeye tırmanmış durumda. ABD ile Avrupa, ABD ile İsrail, ABD ile Körfez Ülkeleri arasındaki gelenekselleşmiş ilişkilerde neredeyse her geçen gün yaşanmakta olan yeni değişimlere tanık oluyoruz. ABD ve Avrupa ülkelerinin kendi içlerinde de İkinci Dünya Savaşından bu yana görülen en derin yarılmalar yaşanıyor. Uluslararası düzlemde yalnızca NATO değil, Atlantik Sisteminin işleyişine yön veren bütün uluslararası kuruluşlar etkilerini büyük ölçüde yitirmiş durumda.
Bu değişim ideolojik düzleme de yansıyor. Liberalizm ve kavramlarının sistemin gereksinimleri doğrultusunda uyarlanmış haliyle neoliberalizm, uzun bir süre Atlantik Sistemi’ni birleştiren ideolojik temeli oluşturmaktaydı. Ama bugün Atlantik Sistemi içinde ne kurallara dayalı bir uluslararası düzen, ne “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” ilkesine dayalı küresel serbest ekonomi sistemi, ne özgürlükler, ne de insan hakları söylem düzleminde bile savunulamaz hale gelmiş durumda. Bugün Batı medeniyetini dinsel içerik ve çıplak çıkarlar temelinde yeniden tanımlayan yaklaşımlar yaygınlık kazanmakta”
7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da yapılacak olan NATO Zirvesini “NATO’nun Cenaze Töreni” olarak vurgulayan Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek konuşmasında şu sözleri ifade etti: “7-8 Temmuz 2026 günlerinde Ankara’da NATO Zirvesi toplanıyor. O NATO zirvesi, NATO’nun cenaze töreni olacak. Türkiye’de NATO’nun tabutunu yapmak için bir tahta parçası yok! NATO’nun cenazesiyle kirletilecek bir toprak da yok! NATO’nun mezarına konmayı kabul edecek bir taş da yok! En önemlisi, NATO’nun cenazesini omuzunda taşıyacak bir insan yok!
Türkiye’nin önünde birkaç yıl içinde kurulacak olan Üreticilerin Millî Hükümeti, Türkiye gemisini vuranları denizin dibine yollayacaktır. Kimsenin kuşkusu olmasın!
Varolan manzara, Atlantik güçlerinin telaşını yansıtıyor. Çünkü Türkiye Atlantik sisteminden ayrılıyor. Türkiye’nin içindeki NATO temizliği, Yükselen Asya Uygarlığının öncü konumuna giden yolları açıyor. ABD, bunu nasıl önleyecek?
Arkada kalan dönemdeki darbelerde, ABD Türkiye’nin içindeki NATO kuvvetlerini kullanıyordu. İçerde Gladyosu vardı, Türk ordusu ve Türk polisi içinde silahlı gücü vardı. Onlar ezildi.
NATO’da dağılma ve çöküş, zorunludur.
Sistemin patronu ve temel direği olan ABD’nin Dolar Saltanatı çöktü.”
Rusya ve Belarus Birlik Devleti Genel Sekreteri Sergey Glazyev, konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Dolayısıyla Amerika artık ne siyasi bir liderdir, ne ahlaki bir liderdir, ne demokratik bir liderdir ne de İran karşısındaki yenilgisinden sonra askerî bir liderdir. Son olarak artık ekonomik lider de değildir. Hâlâ büyük bir askerî güce ve önemli bir mali güce sahiptir. Bu askerî ve mali gücü kullanarak yeniden dünya lideri olmaya ve dünya üzerinde yeni bir hegemonya kurmaya çalışmaktadır. Ancak bunun gerçekleşmesi mümkün değildir. Çünkü bütün bu eğilimler, dünya ekonomisindeki uzun vadeli yapısal dönüşümlerin doğal sonucudur. “
NATO’nun geleceğinin ne olacağı sorununun varlığın ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, “7-8 Temmuz’da Ankara’daki NATO zirvesi önemli. NATO’nun devam edip etmeyeceği açısından önemlidir” dedi.
Almanya Federal Cumhuriyeti E. Deniz Kuvvetleri Komutanı Kay-Achim Schönbach, konuşmasında “Özellikle Donbas bölgesindeki savaş bize şunu göstermiştir: Tarihî arka planı göz ardı etmek, çatışmanın nedenlerini daha derinlemesine ve her şeyden önce tarafsız biçimde incelemeyi reddetmek, bu silahlı çatışmanın ortaya çıkmasını mümkün kılan temel etkenlerden biri olmuştur. Doğu Avrupa’daki savaş önlenebilirdi. Bunu biliyoruz. Kendi tecrübelerime dayanarak bugün rahatlıkla söyleyebilirim ki, karşılıklı saygıya dayanan ve eşitler arasında yürütülen diplomasi, bu için için devam eden çatışmanın tam ölçekli bir savaşa dönüşmesini önlemek için gerekli bütün imkânları sunuyordu. Ve bu görüşü paylaşan tek kişinin ben olduğumu da düşünmüyorum” sözlerine yer verdi.
“Avrupa’nın ABD’den bağını koparmaya başladığına ve yeni oluşan konjonktürde ABD’nin yerinin ne olacağına” vurgu yapan İtalyan Cumhuriyeti Em. General Francesco Cosimato, konuşmasında, “Eğer gerçekten ABD’nin bağlılığının azaldığını açıkça bilirsek, Avrupa Birliği’nde ABD’nin sorumluluğunu kim devralacak? Bu basit bir soru değil. Aynı zamanda stratejik varlıklardan ve operasyonel güçlerden de bahsediyoruz. Çok iyi bildiğiniz gibi stratejik varlıklar iletişim uyduları, keşif uyduları ve stratejik hava naklidir. Bu varlıklar şu ana kadar ABD tarafından sağlanmaktadır. ABD desteği olmadan bu varlığı nihayetinde NATO’ya kim sağlayacak? Bunun olması için uzun bir araştırma ve geliştirme sürecinden bahsediyoruz. Özel şirketlerin bu tür uydu takımlarına sahip olduğu, ancak devletlerin sahip olmadığı tuhaf bir dönemde uydu sistemlerinden bahsediyoruz” dedi.
DÜNYADA GÜVENLİK VE NATO KONFERANSI
SONUÇ BİLDİRGESİ
26-27 Haziran 2026, Taşyapı Etkinlik Merkezi, İstanbul
Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi’nin düzenlediği uluslararası Dünyada Güvenlik ve NATO Konferansı 26-27 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul Taşyapı Etkinlik Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Abece sıralamasına göre ABD’den iki, Almanya’dan bir, Azerbaycan’dan bir, Bulgaristan’dan bir, Çin Halk Cumhuriyeti’nden bir, İran İslam Cumhuriyeti’nden iki, İtalya’dan iki, Rusya Federasyonu’ndan iki, Sırbistan’dan bir ve Türkiye’den yedi konuşmacı sunum yaptı. Seçkin siyasetçiler, Parlamento üyeleri, Emekli Generaller, Akademisyenler ve Uzmanlar, iki gün süren dört oturum boyunca katkılar sundu.
“Dünyada Güvenlik ve NATO” sorunsalının çok geniş bir yelpaze içinde değişik açılardan ele alındığı toplantıda katılımcıların ortaklaştığı görüşler şöyle özetlenebilir:
1-Atlantik Sistemi içinde yaşanmakta olan bunalım ve altüst oluşlardan hareketle 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da toplanacak zirvenin NATO’nun son zirvesini oluşturacağını öngörmek şaşırtıcı olmayacaktır. Fransa Cumhurbaşkanı Macron “NATO’nun beyin ölümünün gerçekleştiğini” söylerken ABD Başkanı Trump’ın NATO’yu “kâğıttan kaplan” olarak nitelemesi bu öngörüyü doğrular niteliktedir.
2-ABD’nin NATO aracılığıyla örgüte üye olan diğer ülkeleri gütme çabası, dünyanın çok kutuplu hale gelmesiyle bu örgütün sürdürülebilir olmaktan çıkmasına katkıda bulunmuştur. Bu durumun devam etmesi dünyayı giderek daha güvensiz bir yer haline getirecektir.
3-İran’ın ABD – İsrail saldırısına karşı şehitler vererek gerçekleştirdiği direnişin zafere ulaşmasında İran’ın Rusya ve Çin Halk Cumhuriyeti ile işbirliğinin önemli bir payı olmuştur. Türkiye’nin de NATO’dan çıkarak bu birlikteliğe katılması, insanlığın geleceğine ve ittifakın dünya güvenliğine yönelik saldırılara karşı caydırıcılık etkisine ciddi bir katkıda bulunacaktır.
4-Türkiye, Rusya, İran ve Çin’in oluşturacağı eksen, başka bölgesel işbirliklerinin oluşumu açısından da bir dayanak işlevi görecektir. Türkiye’nin çökmekte olan NATO’da daha fazla pay sahibi olması, çöküşün yükünden daha büyük bir payı üstlenmekten başka bir sonuç vermez.
5-Atlantik Sistemi içinde yaşanmakta olan dağılmaya özellikle gençliğin gücünü aşındıran ahlâkî çöküş süreçleri eşlik etmektedir. Dünya güvenliği, yalnızca kısa erimli değil, insanlığın uzun erimli geleceğini ilgilendiren bir sorun haline gelmiştir.
6-İnsanlık şiddetle yeni bir medeniyetin özlemini duymaktadır. Doğu’dan ve Güney’den yükselmekte olan yeni bir medeniyet bu ihtiyacı karşılamaya adaydır ve kuşkusuz Atlantik Sisteminin bir tekrarı olmayacaktır.
Dünya kamuoyuna saygıyla duyurulur.






