Genel

Öcalan Siyasete Ülkü Ocaklarında Başlamış!

Öcalan Siyasete Ülkü Ocaklarında Başlamış!

İmralı heyetinin ziyaretinin üzerinden ili ay geçmesinin ardından ziyaretin tutanağı yayınlandı.- akarhaber

Abdullah Öcalan’ın ziyarette siyasete Ülkü Ocakları’nda başladığını söylediği görüldü.

TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nu temsilen İmralı’ya giden heyet, 24 Kasım 2025’te PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüştü. Görüşmenin 16 sayfalık tam tutanakları, “İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi Görüşme Tutanağı” başlığıyla TBMM’nin resmi sitesinde yayımlandı.

Heyette AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız yer aldı. Görüşmenin özet tutanakları 4 Aralık’ta komisyon toplantısında okunmuştu. Muhalefet partileri, başta DEM Parti olmak üzere tutanakların özet olarak paylaşılmasına itiraz etti. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş itirazlara rağmen tutumunu değiştirmedi.

İki ay sonra TBMM, görüşmenin tam metnini kamuoyuna açtı.

ÖCALAN İLK BAŞTA BAHÇELİ VE ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR ETTİ

Öcalan tutanaklarda Kürt sorununun bin yıllık bir sorun olduğunu belirterek, sorunun üç aşamadan oluştuğunu ve konjonktürel sürecin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Ankara’da ilk gittiği derneğin Ülkü Ocağı olduğunu ve siyasete orada başladığını aktardı.

Öcalan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür etmek istediğini söyledi. Bahçeli’nin cumhuriyet tarihinde ender görülen bir cesaret sergilediğini belirterek, tüm sözlerinin arkasında olduğunu vurguladı. Koşullar elverirse teorik ve pratik imkanlarının bunu gerçekleştirmeye müsait olduğunu dile getirdi.

Turgut Özal döneminden beri devletle diyalog kurduklarını anlatan Öcalan, 1992’den bu yana Erdal İnönü ve Süleyman Demirel dönemlerinde de irtibat sağladıklarını aktardı. Devlet içerisindeki bir elin Kürt sorununun çözülmesini istemediğini belirterek, her seferinde darbe mekanizmasının devreye girdiğini söyledi.

Mehmet Ali Birand’ın 1988’de izinsiz röportaj yaptığını anlatan Öcalan, Özal’ın “Ne yaptın Mehmet Ali, beni yaktın” dediğini aktardı. Milliyet’te yayınlanan röportajdan 4 gün sonra suikast düzenlendiğini belirterek, 17 Nisan’da Özal’ın bir anda öldüğünü ve bu suikastın örtbas edildiğini iddia etti.

Bahçeli’nin “buyurun” demesini tarihi bulan Öcalan, gerekirse umut hakkı dahil DEM Parti grup toplantısında konuşma teklifini önemsediğini belirtti. Sözünün arkasında olduğunu ve teorik pratik imkanları sağlanırsa gerçekleştirebileceğini vurguladı.

27 Şubat bildirisini hatırlatan Öcalan, her cümlenin bir programatik özellik taşıdığını söyledi.

Kandil’in bu bildiriye uyduğunu ve PKK’nın kendisini feshettiğini iddia etti. Hülya Oran liderliğinde silah yakma eylemi gerçekleştiğini aktararak, gerekenlerin yüzde 70’inin yapıldığını söyledi. Sabri Ok liderliğinde Türkiye’deki örgüt mensuplarının çekildiğini dile getirdi.

“PKK ZİHİNSEL OLARAK DA SİLAH BIRAKMALI”

Süreçte geçen bir yılı başarılı gördüğünü belirten Öcalan, “Bu dönemde hiçbir şehit verilmediğini ve çatışma çıkmadığını” söyledi. Büyük bir politik açılım sağlandığını dile getirerek, “Bahçeli’nin de söylediği gibi kendisi için iletişim kanallarının açılması gerektiğini” vurguladı.

SDG VE İSRAİL İLİŞKİSİ

-Suriye’deki Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) ABD ve İsrail desteğiyle 100 bin kişilik silahlı gücü bulunduğunu söyleyen Öcalan, “Ferhat Abdi Şahin’in kendisine en yakın kişilerden birisi ve kendisine bağlı olduğunu” belirtti.

Erbil’deki ve Almanya’daki kongrelerde “tam Kürtlerin devlet kurma aşamasına geldiklerinde en büyük engel şu anda Apo’dur” denildiğini aktaran Öcalan, yöntem olarak demokratik toplum önerdiğini ve Kürt devletçiliği için çatıştığını söyledi.

Öcalan, “İsrail için Kürtlerin çok gerekli olduğunu çünkü Ortadoğu’nun dengelerinin bozulmasının Kürt jeopolitiğine bağlı olduğunu” vurguladı. Kürt jeopolitiği olmadan İsrail’in Ortadoğu hegemonyasını gerçekleştiremeyeceğini dile getirdi.

Öcalan, “Türkiye Cumhuriyeti’ni proto-İsrail, Kürt devletçiliğini de post-İsrail devletçiliği olarak gördüğünü” belirtti. Orta Doğu’daki hegemonya için İsrail’e Kürt devletçiliği gerektiğini söyledi.

“ARADIĞIM DEVLET TÜRKİYE CUMHURİYETİ”

Öcalan, “Sonuç olarak aradıkları devletin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu, net bir şekilde söylediğini” belirtti. Kürtlerin bu devletle Orta Doğu’da yer alacaklarını vurgulayarak, kendilerini demokratik olarak organize edeceklerini ve federal özerklikle ilgisi olmadığını dile getirdi.

Suriye için Türkiye’de istediğini istediğini belirten Öcalan, yerel demokrasi ve komün önerdiğini söyledi.

Öcalan, “Bu kapsamda onlarla diyalog kurabileceğini, onların kendisini dinleyeceklerini düşündüğünü” aktardı. Ahmed eş-Şara’nın da SDG gibi demokratik Suriye için pozitif adımlar atması gerektiğini vurguladı.
Kaynak: medyascope.tv

Başa dön tuşu